1 Mayıs 2013 Çarşamba

AKSARAY

Ağaçaltı Kilisesi

Aksaray'ın hem doğal güzelliğini hem de tarihi mekanlarını bir arada sunan Ihlara Vadisi'nde bulunur .Vadinin giriş merdivenlerinde bulunan kilisenin gerçek girişi toprak altında olup, şimdiki girişi ikinci kat olarak bilinen kısımdadır. Kilisenin içinde bulunan resimlerin çoğu silinmiş olsa da hala görülmeye değerdir. Hristiyanlığa ait birçok tasvir görmek mümkündür.


Sümbüllü Kilise

 Aksaray'ın sınırları içerisinde bulunan Sümbüllü Kilise'nin esasında bir manastıra ait olduğu düşünülmektedir. Hakkında pek bir bilgi bulunmamakla birlikte XI.-XII. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Kilisenin görülmesi gereken detayları arasında freskoları vardır. İncil'deki sahneler, Mikail ve Cebrail arasında Meryem, Meryem'in ölümü, Aziz tasvirleri sağlam bir şekilde günümüze kadar gelebilmiştir.

 

Acemhöyük

Bölge, Yeşilova Köyü'nde bulunup il merkezine 18 kilometre uzaklıktadır ve ilk yerleşim Erken Tunç Çağı'nda görülmektedir. Acemhöyük'te yapıla arkeolojik kazılar sonucunda; damgalar, boncuklar, altın süs eşyaları, çanaklar, çömlekler, fildişi yapıtlar, heykelcikler ve evler bulunmuştur.




Eğri Minare

Aksaray merkezinde bulunan Eğri Minare, şehrin gezi duraklarından birini oluşturmaktadır. Eğri Minare'nin 1221-1236 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.Adını eğri yapısından almış olup, kırmızı tuğladan inşa edildiği için Kızıl Minare olarak da adlandırılmaktadır. Minare, XIII. yüzyılda Alaaddin Keykubat'ın babası Sultan I. Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır. Minarenin yanındaki cami ise sonradan inşa edilmiştir.
 

Aksaray Zinciriye Medresesi

15. yüzyılda Karamanoğulları İbrahim Bey tarafından inşa edilmiştir. Görkemli mimarisiyle gelen misafirlerine ev sahipliği yapan medrese, kesme taş ve tuğla kullanılarak inşa edilmiştir. Dönem dönem restore edilmiş olup, sağlamlığı günümüze kadar korunmuştur. Aynı zamanda eyvanların üzerinde Selçuklu üslubu bitkisel motifler görülmektedir. Aksaray Zinciriye Medresesi, 20. yüzyılın başlarına kadar medrese işlevini sürdürmüştür.


Güvercinkayası

Güvercinkayası, Mamasın Baraj Gölü ‘nde yüksek bir kaya kütlesinin üzerine kurulmuştur. Bölgede arkeolojik kazı çalışmaları gerçekleşmiş olup, araştırmalarda bölgenin kale kent olarak adlandırılan en eski ve ilk yerleşim yeri olduğu bilgisi ele geçirilmiştir. Yapılan kazılarda; hayvan kemikleri gün yüzüne çıkarılmıştır.

Güzelyurt Evleri

 Güzelyurt evlerinde ilk olarak Rumlar yaşarmış. Kurtuluş savaşının ardından Rumlar Yunanistan'a göç etmiş, Yunanistan'daki Türkler ise Güzelyurt'a gelerek bu evlerde yaşamıştır. Türkler evlerin mimarisine sahip çıkıp sağlam bir şekilde günümüze kadar gelmesini sağlamıştır.
 



Aksaray Müzesi

Karamanoğulları döneminde yapılmış olan Zinciriye Medresesi'nde ziyaretçilere açık olan Aksaray Müzesi, 1985 yılında Müze Müdürlüğü'ne bağlanmıştır. O dönemlerden bugüne kadar müze görevini devam ettiren Aksaray Müzesi, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Frig Çağı, Klasik, Roma, Helenistik ve Bizans çağlarına ait bulunan eserleri kendi bünyesinde toplamıştır.


 

Nora Antik Kenti

Aksaray'a 30 kilometre mesafe uzaklıkta olan Nora Antik Kenti, Hasandağı'nın eteklerinde bulunmaktadır. Önemli bir askeri merkezi olarak kullanılan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde önemini korumuştur. İçerisinde fazlasıyla kilise kalıntıları bulunmaktadır. Kalıntıların çoğu Bizans döneminden kalmıştır. Çeşitli freskler, kiliseler, akropol ve küçük kale günümüze kadar gelen yapılardandır; fakat bir bazilika bulunmamaktadır.

 



Manastır Vadisi

Hristiyanlığın Anadolu'ya yayıldığı, Ortodoks mezhebi düşüncesinin temellerinin atıldığı ve manastır hayatının ortaya çıktığı yer olan Güzelyurt bu özellikleri ile tarihte çok önemli bir yere sahiptir.
Manastır Vadisi ise Güzelyurt'ta Hristiyan halkın en yoğun olarak yaşadığı bölge olmuştur. 4,5 km uzunluğundaki vadi boyunca 50'ye yakın kilise ve manastır bulunmaktadır.


AKSARAY YER ALTI ŞEHİRLERİ

Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır. Giriş kısmında hayvan barınağı bulunur, yaklaşık  50 m2 alanındadır. Yan duvarlarında kaya oyma yemlikler ve bağlama yerleri görülmektedir. Buradan başlayan tünel küçük bir mekana ulaşıyor. Üst kattaki diğer mekan ahırla merdiven irtibatladır. Ayrıca dışardan da girişi bulunur. Bu mekandan taş merdivenlerle çıkıldığında (merdiven sonunda kapak mevcut) üst kattaki gözetleme mekanına ulaşılır. Gözetleme mekanından yukarı doğru devam eden tünelde sürekli su akıntısı olması nedeniyle ilerlemek mümkün olmamıştır.










 



 



 

 

1 yorum: